Özgürce Bir Yaklaşım

Dilim Sert, Gönlüm Mert!

21 May 2007 için Arşiv

Türkiye’deki ünlü Bilderbergciler

Yazan: Free Stand Mayıs 21, 2007

Türk tarihinde bilinen ünlü Masonlar’ın bir listesi şöyle:

Devlet Adamlari ve Politikacilar

- 33. Osmanli Padişahi V.Murad,
- Şehzade Kemalettin Efendi,
- Şehzade Nurettin Efendi,
- 5. Murad’in Basmabeyincisi Ahmet Seyid,
- Sadrazam Koca Mustafa Reşit Paşa,
- Sadrazam Âli Paşa,
- Sadrazam Kececizade Fuat Paşa,
- Sadrazam Tunuslu Ethem Paşa,
- Sadrazam Hayrettin Paşa,
- Sadrazam Mithat Paşa,
- Sadrazam Ahmet Vefik Paşa,
- Sadrazam İbrahim Hakkı Paşa,
- Sadrazam Talat Paşa,
- Maliye, Maarif ve Evkaf Naziri M.Rasit Arer,
- Bahriye Naziri Cemal Paşa,
- Maliye Naziri Cavit Bey,
- Maliye Nazziri Tevfik Bey,
- Hariciye Naziri Ahmet Nesimi Sayman,
- Nafia Naziri Ali Münif,
- Posta Naziri Kirkor Agaton,
- Devlet Adami ve Yazar Ethem Pertev Paşa,
- Devlet Adami ve Musikisinas Prens Mehmet Abdülhalim Paşa,
- Prens Aziz Hasan Paşa,
- Devlet Adami ve şair Süleyman Asaf,
- Sam Valisi ve Abdülhamid’in Damadi olan Damat Ahmet Nami Bey,
- Ankara Valisi Reşit Paşa,
- İttihat ve Terakki Firkasi Umumi Katibi Mithat Sükrü Bleda,
- Maliye Müstesari Faik Süleyman,
- Hürriyet Kahramani Resneli Niyazi,
- Büyük Millet Meclisi Reisi Kazım Özalp,
- Basbakan Hasan Saka,
- Basbakan Suat Hayri Ürgüplü,
- Adalet Bakani Mümtaz Ökmen,
- Basbakan Yardımcisi Akif İyidoğan,
- Disleri Bakani Bekir Sami Daça,
- Disleri Bakani Tevfik Rüştü Aras,
- Disisleri Bakani Selim Sarper,
- İçisleri bakani Mehmet Cemil Uybadın,
- İçisleri Bakani Şükrü Kaya,
- Adalet Bakani Hasan Menemencioglu,
- Milli Egitim Bakani Vasif Çınar,
- Milli Egitim Bakanı Mustafa Necati,
- Milli Egitim Bakani Hasan Âli Yücel,
- Milli Savunma Bakaiı Münir Birsel,
- Milli Savunma Bakani Hulusi Köymen,
- Tarim Bakani Resat Muhlis Erkmen,
- Çalısma Bakani Mümtaz Tarhan,
- Ticaret Bakani Zühtü Velibese,
- Ticaret Bakani Ahmet Dalli,
- Bakan, Milli Emniyet Baskani Celal Tevfik Karasapan,
- Atatürk’ün Yaveri, Bolu Milletvekili Cevat Abbas Gürer,

Mason Din Adamlari

- Seyhülislam Musa Kazım Efendi,
- Seyhülislam İzzettin Efendi,
- Seyhülislam Hayri Efendi,
- Berlin Sefareti Ba İmamı Mustafa Hafız Şükrü,
- Sefaret İmamı Haşim Veli,
- Müderris Mahmut Esad Efendi.

Kaynak: http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=93085

Yazı kategorisi: Kötü Örnekler | 8 Yorum »

Cumhuriyet’in mason kurucuları

Yazan: Free Stand Mayıs 21, 2007

Sorbone Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Bauer, Modern Türkiye’nin kurucularının birçoğunun da mason olduğunu söyledi. İşte Cumhuriyet’in kurucu kadrosundaki masonlar.

Fransız Cumhurbaşkanı Jaques Chirac’ın güvenlik danışmanı Sorbone Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Alain Bauer, Modern Türkiye’nin kurucularının birçoğunun da mason olduğunu söyledi.İstanbul’da düzenlenen ‘İstanbul Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı’na katılan ve aynı zamanda Büyük Doğu Mason Locası Başkanı olan Bauer, bu konuda da görüş bildirdi. Dr. Alain Bauer, mistik bir mesele olarak bilinen masonluk konusuna ilişkin de Büyük Doğu Mason Locası lideri olarak, ‘Bu sadece kitabı açıp okumayan insanlar için gizemli bir konudur. Bu konuda yaklaşık 20 binden fazla yazılmış kitap var. Modern Türkiye’yi kuran birçok insan mason locasındandı’ diye konuştu.

Kitaplarda yazılı

Öne sürdüğü konu ile ilgili isim vermesi istenilen Dr. Bauer, ‘Bu konunun Türkiye’de hassas bir konu olduğunu biliyorum ve isim vermek istemiyorum ama Paris’teki tarihi kitaplarda bunların kim olduğu yazılıdır. Ummayacağınız bir kişi dahi masondur’ iddiasında bulundu. Kastettiği kişinin kim olduğu konusunda ise Bauer, ısrarlara rağmen yanıt vermedi.

El-Kaide terör örgütünü besleyen asıl kaynağın kültürel çatışma olduğu görüşünü öne süren Dr. Bauer, ‘El-Kaide hayali bir yapı değil, onun nasıl olduğunun değerlendirilmesi lazım’ dedi. Asıl problemin medeniyetlerin değil kültürlerin çatışması olduğunu vurgulayan Bauer, Irak’taki işgalin ardından yeniden 11 Eylül saldırısı gibi bir eylemin yaşanabileceği tehlikesinin var olduğuna dikkat çekti.

OSMANLI SEÇKİNLERİ GETİRDİMasonlar, ya da Ortaçağın duvarcı loncaları, ilk kez 1717′de kimlik değiştirerek İngiltere’de eğitimli kesimin bir araya geldiği fikir kulüplerine dönüştü. O dönemde krallıkların yerine halkın iradesinin hakim olması ve ‘insan hakları’ başta olmak üzere öncü fikirleri benimseyen masonlar kıta Avrupası’nda da kısa sürede yayıldı. 1733′te Fransa’da açılan Büyük Maşrık (Grand Orient) Locası, daha sonra Fransız Devrimi’nin ‘Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik’ sloganını ve cumhuriyetçi ideallerini benimseyerek bu fikirlerin Avrupa çapında yayılmasını sağladı. Masonların yenilikçi fikirleri başka ülkelerin eğitimli seçkinleri arasında yaymasının yanı sıra gizemci simgelere önem vermeleri ve Yahudi-Hıristiyan geleneğini ön plana çıkarmaları, ‘gizli bir dünya egemenliğinin arkasındaki güç’ olarak tanımlanmalarına yol açtı.Osmanlı İmparatorluğu masonlukla Fransız Büyük Maşrık Locası ile İngiliz ve İtalyan locaları üzerinden tanıştı. V. Murat dahil, Osmanlı seçkinlerinin önemli kısmı masonluğu benimsedi. İttihat ve Terakki Cemiyeti de, döneminin pek çok fikir ve siyaset derneği gibi, bir mason locası olmamakla birlikte masonluğun savunduğu idealleri benimsemişti. Kurucu kadrosunda ağırlıklı olan masonlar dolayısıyla, örgütlenmesinde masonluğu örnek almıştı.

1909′da kurulan Türkiye Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası’nın internet sitesinde, cumhuriyetin kurucu kadrosunda yer alan Masonlar şöyle sıralanıyor:

Fethi Okyar, Rauf Orbay, Refet Bele Paşa, Ali İhsan Sabis Paşa, Meclis Başkanı Kazım Özalp Paşa, Meclis Başkanı Abdülhalik Renda, Başbakan Hasan Saka, İçişleri Bakanları Şükrü Kaya ve Mehmet Cemil Ubaydın, Dışişleri Bakanları Bekir Sami Kunduh ve Tevfik Rüştü Aras, Sağlık Bakanları Rıza Nur, Adnan Adıvar, Refik Saydam, Behçet Uz, Milli Eğitim Bakanları Reşit Galip, Hasan Ali Yücel, Ekonomi Bakanı Sırrı Bellioğlu, Milletvekilleri Cevat Abbas, Atıf Bey, Edip Servet Tör, Yunus Nadi, Reşit Saffet Atabinen, Memduh Şevket Esendal, Hilmi Uran, Tevfik Fikret Sılay, Ahmet Ağaoğlu, Ankara Valisi Nevzat Tandoğan ve Belediye Başkanı Süleyman Asaf İlbay, İstanbul Valileri Muittin Üstündağ, Lütfü Kırdar, Danıştay Başkanı Mustafa Reşat Mimaroğlu, Jandarma Genel Komutanı Galip Paşa, İstiklal Mahkemesi Başkanı Necip Ali Küçüka, Amiral Mehmet Ali Paşa.

 Kaynak: http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=96669

Yazı kategorisi: Kötü Örnekler | 4 Yorum »

Fethullah Gülen ve Gizli Kardinal İddiası

Yazan: Free Stand Mayıs 21, 2007

İşte müthiş iddianın detayları buyrun.

Fettullah Gülen gizli kardinalmi ?

Aşağıdaki okuyacağınız yazı Gazeteci,yazar Aytunç Altındalın Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri adlı kitabının 115-116 ve 117.sayfalarında bulunan çok araştırılması ve sonucunun Türk Milletine acil olarak duyurulmasının gerektiğini anlatan bir yazıdır.

Bizler Aytunç Altındal gibi yazmıyoruz.O bazı şeyleri biliyor fakat söylemiyor.Ama biz söylüyoruz.Yazının muhatabı Fettullah Gülen denen gizli Katolik kardinalidir..Yıllarca Müslüman kılıfında / kılığında gezinip,şehir,şehir,köy,köy hatta ülke ülke gezerek kendine taraf toplayan bu adamın artık kimliği açıklanmalıdır.

Vatikanın sözünden başka bir şey bilmeyen nursuz şeytanın ve şakirdlerinin derhal Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından atılması gerekmektedir.Yıllarca bize Türk Milletine kan kusturmuş Osmanlı Devletini bile yavaş yavaş yok etmiş hatta şu içinde bulunduğumuz FETİH haftasının mimarı olan Cennet mekan Fatih Sultan Mehmed Hanın katili Arnavut asıllı YAHUDİ doktor gibi İsrailoğullarına yakınlığı ile bilinen bu çıfıtın ne mal olduğu bu tür yazılarla dile getirilmeli ve necip Türk Milleti bu konuda uyarılmalıdır.

28 şubat kadife (!!) devriminin baş mimarlarından olan bu soytarı Çevik Bir adlı emekli Mason olan paşanın dediği gibi ülkede gerçek manada İslami bir din devleti kurmaya çalışmamaktadır.Bu adamın kurmaya çalıştığı devlet Vatikan-Abd-İsrail-Ab dörtlüsünün bize sunduğu ILIMLILAŞTIRILMIŞ (!),EHLİLEŞTİRİLMİŞ (!),HRİSTİYANLIK (!) ÇEVRESİNDE BİRLEŞTİRİLMEYE çalışılan sözde İslami devlettir.

ABD de fbı ajanları tarafından 24 saat boyunca güvenlik içindeki korunan çiftlikte 5000 dolarlık masaj koltuğunda oturup, masonik medyanın Türk Kimlikli Aydın Doğanın Milliyet paçavrası üzerinden cilalanarak Türk Milletine HALİFE olarak yutturulmaya çalışılan Fettullah Gülen artık dönme sinyalleri veriyor.

Kendisinde hastalık var onun için gelmiyor denilen bu Vatikan şarlatanı derhal İslami Kimlikten çıkarılıp PAPAZ kimliği ile dolaşmalıdır.Döndüğünde tırafik sıkışır diye gelmiyor diyen NURCU tayfa çocukların bile güleceği bu sebeple oyalatılan Türk Milleti artık bu ve benzeri gibi DIŞ MİHRAKLARIN yerli taşeronlarını bilmesi anlaması ve uyanması gerekmektedir.

İslamdan,Türklükten fersah fersah uzaktaki bu VATİKANIN İSLAM HALİFESİ nin bizlere ve genç neslimize zerk edeceği ZEHİR in telafisi,panzehiri asla,asla,asla bulunmamaktadır.Onun için her daim Türk Milletine Zaman,Stv,Sızıntı,Aksiyon gibi lağımlarla ulaşmaya çalışan bu sözde halifenin yayınları seyredilmemeli,paçavralarına ilanlar verilmeyerek çöküşünü hazırlamalıyız.Türk Milletine kin ve zehir kusması bu şekilde önlenmelidir.

İşte Fettullah Gülenin gizli kardinal olduğuna dair ip ucu yazısı..

PAPA 2.JOHN PAULUN GİZLİ KARDİNALLERİ

16 Nisan 1995 te Papa 2.John Paul,VATİKAN St.PeterMeydanını dolduran 200.000 kişilik bir kalabalığa,Paskalya mesajını okudu.Papa ilk kez bu paskalya mesajında siyasal haklar edinmek için silahlı mücadele veren örgütleri bizzat dile getirdi.Papa aynen şunları söyledi.

‘’Özellikle Kürtleri,Filistinlileri ve Latin amerikadaki gurupları siyasal haklar elde etmek için silahlı mücadelede bulunmaya son vermeye çağırıyorum.Toplumda karşılıklı kabule ve saygıya dayalı kullanılabilir (equitable) çözümün tek yolu vardır.Diyalog.Ben onları bir an önce diyalog başlatmaya davet ediyorum.’’

Bu Papalık çağrısından sonra ilginç gelişmeler oldu.İlkin Belçikada,sonra da Almanyada ‘’Diyalog’’ gurupları oluştu.Hemen ardından 1995 yılının Eylül ayında ‘’Pkk diyalog istiyor’’ sesleri yükseltilmeye başlandı.Bunları ‘’Türkiye diyalogdan kaçıyor’’ şeklindeki batı basınının manüpile edilmiş haberleri izledi.Türkiye yeniden insan hakları örgütlerinin boy hedefi haline getirildi.

Vatikanın ve onun bürokrasisinin Türkiyedeki siyasi gelişmelerle doğrudan ve açıklanmış iradeyle ilgilenişi işte bu 16 nisan paskalya konuşmasından sonra hız kazandı.Ne hikmetse bu güne değin ‘’Diyalog’’ sözcüğünü telaffuz bile edemeyen bazı çevreler ‘’Din’’ aşkına ‘’Diyalog ve Hoşgörü’’ toplantıları düzenlemeye başladılar.

Papanın ne tür bir diyalog çağrısı yaptığı ise Katolik Kilisesi tarafından yayınlanan resmi belge ve yayınlardan anlaşıldı.Katolik aleminde en ciddi ve en çok izlenen yayın organı olan ‘’THE CATHOLİC WORLD REPORT’’ (Abd tarafından finanse ediliyor) Mayıs 1995 sayısında Türkiyeyi tek taraflı suçlayan bir haber yayınladı (ss.13-14).Haberde Amerikalı Cumhuriyetçi Senatör John Porterin ‘’Türkiyede Kürtlere Jenosist uygulanıyor’’ şeklindeki demeci verildikten sonra Müslüman Türklerin elindeki Ankara Hükümetinin başta Kürtlere,Aramilere,Ermenilere,Süryanilere ve Rumlara baskı yapmakta olduğu vurgulandı.(Aynı senatör bilindiği üzere ABD de Ermeni soykırımı tezini savunur.İki ay önce (1998 yılı) eşiyle gelerek Türkiyedeki bazı Kürt liderleriyle görüşmüştü.Aynı dergi haziran 1995 sayısında ise tam altı sayfalık bir yazıyla Türkiyenin AB ye girmesini engelleyeceğini duyurdu.Papanın diyalog çağrısının böylece kasıtlı bir Anti-Türkiye kampanyasını seslendiren bir ‘’monolog’’ olduğuda anlaşıldı.

Rastlantı buya 1995 ten buyana Türkiyede diyalogla yatıp,hoşgörüyle kalkanlar,ne hikmetse tıpkı VATİKAN ağzıyla konuşarak terörist bir örgütle Türkiye Cumhuriyetini ‘’Diyalog ve Hoşgörü’’ yutturmacasıyla kendi deyimleriyle ‘’Diplomatik’’ görüşmelerde bulunmak üzere eşit taraflar olarak ‘’Diyalog masasına’’ oturtmaya uğraştılar.Halada uğraşıyorlar…

Vatikan bu gelişmeleri nasıl değerlendirdi bilinmez .Ama ölmeden evvel Papa 2.Jean Paul sessiz sedasız bir atama yapmıştı.21 şubat 1998 de resmiyet kazanarak yürürlüğe giren bu atama olayı ile Kardinaller Kolejine (Vatikanın senatosu) 20 yeni kardinal daha atandı.Böylece bu PAPA nın ölümünden sonra yapılacak olan seçimde oy kullanma hakkına sahip olan kardinal sayısı 122 ye yükseltildi.(Gerçekte 166 kardinal var.Bunlardan 80 yaşının üstündekiler oy kullanamıyorlar.).Yeni kardinallerin ikiside Amerikalıydı.Bunlardan biri Türkiyedeki ‘’Diyalog ve Hoşgörücüleri’’ yakından tanıyan Chicagolu Francis Kardinal George diğeride eski Denver Başpiskoposu James Kardinal Satfford du.

Ancak ilginç olan bu değildi.Papa 2.john paul neredeyse 100 yıldır uygulanmayan bir ‘’Papalık Hakkını’’ da bu atamalarda kullanmıştı.Vatikan terminolojisinde ‘’in pectore’’ diye bilinen bu uygulamaya göre Papa 20 Kardinale ek olarak ikide ‘’in pecture’’ yani GİZLİ kardinal atamıştı.Söz konusu sözcük Latince ‘’Kilisenin bağrına bastığı gizli evladı’’anl***** gelmektedir.

Diğer bir anlatımla ‘’in pecture’’ ile yıllardır Vatikanın ‘’gizli’’ hizmetinde çalışan ve / fakat KENDİ ÜLKESİNDE KİMLİĞİNİ GİZLEYEN BAŞKA DİNE MENSUP iki kişi şu anda Vatikanda kardinal yapılmış bulunuyorlar.Papanın özel ‘’audiance=görüşme’’ yapmasından sonra kardinalliğe getirmeye uygun gördüğü bu kişilerin kim oldukları şu anda PAPA dahil sadece 7 kişi tarafından biliniyor.Geleneğe göre papanın bu şahısların kimliklerini ölümünden önce açıklaması gerekiyor,yoksa bu kişilerin ‘’in pecture’’ statüleri kimlikleri açıklanmadan sürecek.

Yıllardır vatikanın isteklerini yerine getirerek ‘’gizli katolik’’ olarak çalıştıkları ve bizzat papanın dediğine göre gerçek kimliklerinin açıklanması halinde ihanetleri nedeniyle kendi ülkelerinde ÖLDÜRÜLEBİLECEKLERİ ihtimali bulunan bu iki kişi acaba kimdir?.Bunlardan birinin Çin Halk Cumhuriyetindeki bir din adamı olduğu tahmin ediliyor.Diğeride acaba Orta Doğudan Müslüman bir lider,kral ve / veya bir din adamı mıdır.Soğuk savaş yıllarında CİA adına çalıştığı bilinen Papa 2.John Paulun Vatikandaki mafyası ‘’OPUS DEİ’’nin orta doğuda hangi liderlerle kolkola ve sermayesiyle iç içe olduğu biliniyor.Bir kaç yıl içinde çok hazin bir ‘’ALDANIŞ’’ la karşılaşmasınlar diye orta doğunun Müslümanları bu soruyu kendilerine sorsalar iyi ederler,kanısındayım..

Aytunç Altındal

Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri (sayfa115-116-117)

Ayretten karaoğlanın ölümü üzerine fettullah gülenin başsağlığı açıklaması:

Kendisinin sohbetlerini dinlemişliğim yoktur.Kitaplarınıda okumadım birşey diyemem ama Bülent Ecevit için yaptıgı yorum içime şüphe soktu.

“Türk siyasi tarihimizin önemli ve müstesna simalarından Sayın Bülent Ecevit’in vefatını teessürle öğrendim. Milletimizce de malum olduğu üzere o hep inandığı gibi yaşadı ve inançlarından asla taviz vermedi. Türkiye’mizin geleceği adına yapılan olumlu hizmetlere sürekli destek verdi. Birtakım kaba dayatmalar karşısında asla eğilmedi. Ve bu duygularıyla Allah’a yürüdü. Merhuma Cenab-ı Hak’tan rahmet, başta eşi Rahşan Hanım olmak üzere yakınlarına başsağlığı dilerim.”

 

Yazı kategorisi: Hayata Dair | 111 Yorum »