Ülkemiz, dün büyük bir demokrasi sınavı verdi ve liderini seçti. Aslında bu seçim, olağan bir seçim değildi. TC insanları için büyük bir anlam ifade ediyordu.
Ne gibi anlamlar ifade ettiğine değinmeden evvel önclikle seçimde kim ne kadar başarılı oldu grafiklerimiz ile görelim.
İlk grafiğimiz Türkiyede İllere göre Başarı Grafiği.
Küçük bir not: Grafikler TRT nin inernet sitesinden alınmıştır. Grafikteki olası hatalar(birkaç milletvekili oynayabilir sadece) tarafıma ait değildir.

Haritadaki bilgileri incelediğimiz zaman, akp nin ne akdar başarılı olduğunu görebiliyoruz. DTP’nin bağımsız adayları ile doğuda birkaç bölge dışında büyük bir üstünlük elde etmiş durumda. Üstelik DTP nin üstün olduğu bölgelerde bile milletvekili çıkartabilmiş.
Ya Chp ? Tam bir fiyasko. Doğu, CHP yi silip atmış durumda. Batıda birkaç yerde üstünlüğü göze çarpıyor ama o üstün olduğu yerlerde bile akp nin milletvekilleri var.
Bu tabloya baktığımda beni en çok şaşırtan bir nokta var; Mersin’de MHP’nin birinci parti durumunda olması -ki Mersin DTP nin batıdaki kalesi olarak kabul edilirdi- çok şaşırtıcı ve hayret verici bir durumdur.
Harita grafikteki verileri Pasta grafiğine çevirerek birde öyle inceleyelim isterseniz.

Milletvekili dağılımındaki tablo ortada. AKP tarihi bir başarı göstererek 340 sandalyeyi kapmış durumda.
Aşşağıdaki tablomuzda da partilerin üç aşşağı beş yukarı aldıkları oy rakamları, oranları ve milletvekili sayıları verilmiştir. (Mecliste)
![]()

Sayın Baykal’ın bir sözü geldi aklıma; tek başına iktidar olamazssa haşema ile Rodos’a kadar yüzerek gideceğini belirtmişti
Bekliyoruz efendim.
Bu seçim bize birçok şey öğretti. Aklıma gelenleri birkaç madde ile yazacağım.
1 ) Halk, işte böyle muhtıra verir efedim. Üstelik bu e-muhtıra da değil. Cap canlı, kanlı, acımasız bir muhtıradır. Muhırayı sahiplenenlerede kapak niteliğinde bir seçim sonucudur.
2 ) Cumhuriyet tarihimizde ikince kez bir olay yaşanmıştır. Bu olay; iktidardaki bir partinin ikinci seçimde oylarını “yükselterek” tekrardan iktidara gelmiştir. (İlkini Merhum Menderes başarmıştı)
3 ) Kürt kökenliler, bu seçimle birlikte mecilse girmişlerdir. Bağımsız olarak seçilip, DTP nin çatısı altında toplanacaklar ve mecliste grup kurabileceklerdir.
4 ) Pekte alışık olmadığımız bir durumla da karşı karşıyayız. DP’nin genel başkanı Sayın Mehmet Ağar, seçimde aldığı başarısız sonucun ardından herkesi şaşırtarak ve ne kadar onurlu biri olduğunu göstererek istifasını vermiştir. Üstelik istifasını verdiği zamana bakarsak, sandıkların henüz %50 si sayılmışken vermiştir. Gerçi o dakkadan sona herşey ortada.
Bilemiyorum. Bu istifa kararı birilerine birşeyler hatırlatmaya yetecek midir ?
5 ) Halk, kendi iradesine başkasının karışmasını istememiştir. Cumhurbaşkanlığı seçiminden bahsediyorum. Gül’ü seçtirmeyenlere “hey kendinize gelin, bu iş bizim işimizdir” diyerek tepkisini en ağır bir şekilde dile getiren bir millet oluşmuştur.
6 ) Belkide en önemlisi, istikrar denilen kavramın ortaya doğmuş olmasıdır. 4-5 yıl süre ile tekrardan R.T.E. ülkenin başında olacaktır muhtemelen.
Osmanlı’yı bir düşünelim. Bir padişah ortalama 25-30 yıl boyunca Tahtta kalırdı. Bir insan o süre zarfında ne yapmak isterde gerçekleştiremez ki
?
7 ) CHP nin ne kadar güçsüz olduğunu birkez daha gördük. DSP ile birlikte sçime girdiler ve aldıkları sonuç ortada. Şimdi CHP nin vekillerinden bir kısmı partiden istifa ederek DSP ye geçecklerdir. Napalım, CHP alışış muhalefette olmaya.
8 ) Muhalefetteki en başarılı parti MHP olmuştur. Geçen seçimlerde aldığı oy oranını ortalama olarak 2 katına çıkartmıştır. Ve artık mecliste çok güçlü bir muhalefet konumunda olacaktır. Bu CHP den bir iş olmaz zaten şu durumda. En iyi muhalefeti MHP gerçekleştirecektir. CHP, fasulyeden muhalefet konumundadır.
9 ) Yeni Mecliste sık sık büyük tartışmalar, ağır ithamlar, yumruklaşmalar, davalar ve hatta belkide daha beter olaylar yaşanması muhtemeldir. DTP ve MHP bir birine zıt iki partidir. Hayırlısı.
10 ) Ülkemiz büyük bir demokrasi sınavıda verecektir yeni Meclis ile birlikte. Kürt kökenli milletvekillerinin geleceği, ülkemizin demokrasisinin ne kadar geliştiğini gösterecektir.
11 ) Solda büyük bir boşluğun olduğu anlaşılmıştır. Sol görüşlü insanlar, Sağ görüşlü AKP çatısı altına ve yine sağ kökenli MHP çatısı altına girmişlerdir. Türkiye’de Sol, bu seçimlerle birlikte hasta adam konumuna geçmiştir. Bakalım gelecekte Bu hasta adam tekrardan dirilebilecek mi dirilemeyecek mi. Şahsi kanaatim, bu büyük hezimetten sonra sol artık hiçbir zaman dirilmemek üzere ölmüştür. Benim gönlüm Sol’un bu halde olmasına dayanamıyor. Üzülüyorum.
Aklıma gelenler şimdilik bu kadar. Hep birlikte tartışmaya devam edelim.
Bu seçimler, Ülkemize hayırlı olsun.









